Wednesday, November 27, 2013

yarasa kolllu hırka yapımı

Merhabalar sevgili web sitesi ziyaretcilerimiz. Bugunku makalemiz yarasa kolllu hırka yapımı.


YARASA KOLLU AJUR ÖRGÜLÜ KAZAK örneği


AJUR ÖRGÜ KAZAK YAPIMI YARASA KOLLU KAZAK YAPIMI



YAPILIŞI: 600 gram beyaz ip, 4 nolu ve 8 nolu şişler.

ÖRGÜ TEKNİĞİ: 1 Yüz 1 ters lastik örgü + düz ajur tekniği.

Ajur Örgü videosu aşağıda yayınlanmaktadır.

BAŞLAMASI: Kazağımıza 80 ilmekle lastik örgü ile başlıyoruz. 10 cm ördüğümüzde keselim.

KAYIK YAKA YAPIMI: Kazak modelinin yaka kesimi kayık yaka kesimi ile örülmüş. Omuzlara dayanan bir şekilde kullanılıyor. Yine alt lastikte olduğu üzere aynı sayıda ve genişlikte eş bir parça örüyoruz.

KAZAĞIN YARASA KOL YAPILIŞI: Kazağımızın üst kısmına 8 nolu şişlerle 50 ilmek =45 cm olacak şekilde düz ajur örgü tekniği ile başlıyoruz. Bir bileğimizden diğer bileğimize kadar dikdörtgen bir parça örüyoruz. Aynı şekilde arka parçayıda örüp ördüğümüz parçaları birleştiriyoruz. SOru ve yorumlarınızı bekliyoruz.












Ajur örgü tekniği videosu




Bu yazi ile alakali daha fazla bilgi bulabileceginiz onerecegimiz bir sayfa : yarasa kollu örgü kazaklar

Tuesday, November 26, 2013

Princess Grace ...







princess grace 1










Artık bloga çok fazla post giremesemde ayda bir " Princess Grace " postu ile karşınızda olacağım ...










princess grace 2



























princess grace 3



























princess grace 4























princess grace 5























princess grace 6























princess grace 7























princess grace 8























princess grace 9























princess grace 10























princess grace 11























princess grace 12



















princess grace 13



















princess grace 14



















princess grace 15























princess grace 16



























princess grace 17























princess grace 18























princess grace 19























princess grace 20



















Sunday, November 24, 2013

Helo ile oynadığımız oyunlar


An itibariyle 19,5 aylık olan kızımla bütün gün evde beraber olma şansına sahip olduğum için, oyunlarını ve günlük aktivitelerini takip etme ve düzenleme imkanım oluyor. Bu yazıda neler yaptığımızı, benim ve onun oyunlara olan yaklaşımımızı yazacağım.

Oyun sever bir anne olduğumu ve doğduğundan beri onunla hep oyunlar oynadığımı Bebekler İçin Oyunlar blogumda yazmıştım. Doğduğundan beri neredeyse her gün dans ettik (bunu hiç abartmıyorum gerçekten), şarkılar söyledim ve yaşına uygun fiziksel ve zihinsel oyunlar oynattım. Son bir kaç aydır oyunları eğlence oyunlarından çok eğitici oyunlara dönüştü ancak bu konuda da, her konuda olduğu gibi kızımı gözlemleyip onun tercihleri, hevesi ve merakı doğrultusunda oyunlar oynatıyorum. Genelde neyi oynayacağımıza o karar vermiş oluyor, biz eşlik ediyoruz. Yazı çok uzun olduğu için devamını okumak için tıklayınız



Pek tabi ki onunla bütün gün oyun oynayamıyorum. Fakat yalnız oynarken veya bir şey izlerken bile, heyecanını paylaşmak isteyip bana gösterdiğinde veya seslendiğinde mutlaka karşılık veriyorum. Çoğu zaman işimi bırakıp yanına gidiyorum, gidemediğimde mutlaka sesli katılıyorum. Aaa öyle mi yaptın, hadi şimdi de şunu yap gibi. Zaten çok sık şekilde benim ona tanıklık etmemi istiyor. İşin olmadığı zamanlarda (ki günlük işleri minumumda tutmaya çalışıyorum o uyanıkken) mutlaka beraber oynuyoruz.

Oyunlarımız ise genelde doğaçlama gelişiyor. Bazı bloglarda programlı aktivite günlükleri görüyorum ama doğrusunu isterseniz ben buna sıcak bakmıyorum. Birinci nedeni çocuğa bazı şeyleri zorla öğretmeye çalışmakmış gibi geliyor. O programdakileri elbet öğrenecektir ama bence çocuk öğrenmek istediği konuyu kendi seçmeli ve zamanına kendi karar vermeli. Bu konuda kızımın tercihlerine çok güveniyorum. Bir dönem sadece hayvanları merak ediyordu ve şu an evcil-vahşi-böcek türleri-kuşlar ve balık türleri tüm hayvanları biliyor. Hatta bazılarının ingilizce adlarını da biliyor. Bir dönem ise taşıtlar ve çıkardıkları seslere meraklıydı, onları da bitirdik şimdi. Bu günlerde ise rakamları, renkleri ve şekilleri soruyor. Rakamları görsel olarak inceliyor, bazılarını tanıyor, bir miktar saymayı öğrendi. Şekillerden yuvarlak, oval, star, kalp ve kareyi biliyor, bunları söyleyebiliyor, üçgeni tanıyor  ama telaffuz edemiyor. Tüm renkleri öğrendi, kırmızıyı, pembe ve yeşili telaffuz edemiyor, mavi, sarı, mor, siyah, kahve diyor. Ayrıca yukarı, aşağı, tepe kavramlarını, en büyük, kocaman, en küçük kavramlarını da öğreniyor. Peki ben bunlar için ne yaptım derseniz : hiç. Sadece sordukça cevapladım. Geçenlerde legolardan kule yapmıştık, minion oyuncağını kuleye tırmandırıp indirerek yukarı-aşağı demeye başladı, tepesine koyup tepeee dedi ve bu oyunu üç gün aralıksız oynadık. Kuleyi de boyundan uzun yapıyor (taburesine çıkarak) ve ben ise devrilmesin diye onu tutuyorum sadece o kadar, kendisi oynuyor. Tabi kule tutmaktan anam ağladı o ayrı. Her yerden kırılıveriyor ve kırılınca çok sinirleniyor hatun.

İkinci sebebi ise böyle bir programlamanın çocukta beklenti oluşturacağı. Ablamdan biliyorum ilk çocuğu ile sürekli beraber oynadı ve her zaman ona oyunlar kurup hazırladı. Büyüdüğü zaman ise artık yeğenim kendi kendini oyalamakta zorluk çeken, daima anne ile oynamak isteyen bir çocuğa dönüştü. Bu konuda hala sıkıntıları var (11 yaşında şuan). Çocuğu ara sıra yalnız bırakmak ve sıkılmasına imkan vermek onun bu duyguyla başetmesini öğreteceğine inanıyorum ve her gün bir süre bunu yapıyorum. Sıkılıyor, dolanıyor fakat sonunda bir şeyler yapıyor.

Yine de bu aktivite program ihtiyacı kişiden kişiye değişebilir. Eğer anne çocukla yeteri kadar vakit geçiremiyorsa, benim gibi her beklentisini takip edebilmesi güç olabilir ve bu durumda ne oynayacağını öngörmesi zor olabilir. O zaman bu tip programlar ona ilham verecektir.

İşte bu sebepten dolayı günümüzde çok yaygın olarak evde yapılan montessori aktivitelerinin de sıkı takipçisi değilim. Aslına bakarsanız tam anlamıyla montessoriye uygun yaşadığımızı düşünüyorum fakat bu amaç doğrultusunda özellikle çaba sarfetmiyorum. Evimizde onun odasında bulunan eşyalar (ev sahibi bırakmıştı, tamamen şans eseri) ona uyumlu eşyalardan oluşuyor. Uygun bir yatağı ve dolabı var. İstediği gibi kullanabiliyor. Salonda yaptığımız oyun köşemiz de öyle. Her türlü eşyasına kendi erişebiliyor. Çok oyuncak almıyoruz, aldıklarımız da yine montessori uyumlu oyuncaklar, ahşap bloklar, legolar, hayvanlar, meyve ve sebzeler, boyalar, kalemler oyun hamurları... gibi. Fazla pilli oyuncağı yok ve genelde oyuncak alırken de eğilimine bakarak vakti geldiğini anladığımda alıyorum. Mesela şu an listemizde tabak fincan seti ( bu güne kadar almadım, son bir haftadır evcilik oynamaya başladık), resim yaparken bir elinle kağıdı dik tutup, diğer eline kalemi alıp dik şekilde yazmaya çalıştığı ve masada yazmayı reddettiği için bir yazı tahtası var. Dediğim gibi davranışları bunların iyi seçim olacağını gösteriyor bana. Bundan sonra da bu yaklaşımımı sürdüreceğim. Zaten iki yaşında oyun okuluna başlayacak, o zaman orada daha çok oyuncağa erişeceği için belki daha az ihtiyaç duyarız evde bilemiyorum.

Diğer yandan kızımda özellikle 18. aydan sonra daha da belirgin şekilde ortaya çıkan taklit ederek, deneyerek öğrenme güdüsü bence oyuna gerek bile bırakmıyor. Sadece engellememek yeterli. Tüm ev işlerini kendi yapmak istiyor, yumurta kırmak, çorbayı karıştırmak, lavabo oğmak gibi her şeyi denemek istiyor ve bunu oyun gibi görüyor. Genelde tehlike arz eden durumlar dışında hiç kısıtlamadığım için, günümüzün büyük çoğunluğu bu aktivitelerle geçiyor. Sofrayı hazırlarken tabakları o taşıyor (cam porselen olduğu halde kıracağından endişe etmiyorum), yumurtalı yemeklerin yumurtasını o kırıyor, sebzeleri o yıkıyor, bazen süngeri alıp kapı duvar ne görürse köpürtüyor. Hatta iki gün önce duşun içine girip duvarlarını ve yerini köpük köpük yıkadık beraber süngerle. Baştan aşağı ıslandı ama olsun. Kısaca bizim evde o ne yapmak isterse yapmaması için engel yok. Tabi o iş yaptığında arkasından toplanacak bir sürü şey çıkıyor ama olsun, bunu göze alıyorum. Neredeyse her gün bir bakliyat oyunumuz oluyor. Fasülye nohut gibi şeyleri büyük bir kaba koyuyorum, sonra o kah mıncıklıyor, kah kepçeyle ufak tabaklara dağıtıyor ve sonunda illaki serdiğim örtüye hepsini döküp, örtüyü de evin içinde silkeliyor. Yetişebilirsem ne ala. Her gün bakliyat topluyorum bugün de ayçekirdeklerini dağıttı. Yine de onlara elleriyle dokunması, seslerini dinlemesi, yukarıdan bıraktığında düşüşlerini incelemesi, hareketlerini kokularını tadlarını gözlemlemesi dağıtmasının verdiği zararı kamufle ediyor.

Yazı çok fazla uzadı ama kısaca ana başlıklar altında gün içinde neler yaptığımızı toparlayayım

Ev işi aktiviteleri: makineleri boşaltmak, lavabo yıkamak, masasını sandalyesini silmek (kalemle yazıyor), fırça ve faraşla süpürürken yardım etmek, faraşı tutup çöp kutusuna dökmek, evin çeşitli yerlerindeki çöpleri toplayıp atmak, yemek yaparken ona uygun kısımları yapmak, merdane ile hamur açmak, hamur yoğurmak, oyuncakları kutusuna doldurmak, çamaşır asar gibi bezleri asmak, mandalina gibi kabuklu şeyleri soymak, paketleri açmak, getir götür işleri.

Bahçe aktiviteleri: her gün bahçe veya parka çıkıyoruz. Bahçede ayrık otlarını yolmak, yaprakları süpürmek, yağmur damlalarını patlatmak, salyangozları, örümcekleri, böcekleri incelemek, yaprakları keşfetmek, toprağı yoğurmak, su birikintisini ayakları ve elleriyle şıplatmak, bahçe duvarlarına tebeşirle yazmak, küçük taneli bitkileri parmaklarıyla sıkıp patlatmak ve incelemek

Kitap aktiviteleri: kitapsız günümüz yok, hikaye okumak, kim bulacak oyunu oynamak, renkleri sayıları harfleri incelemek ("o" harflerini bulup yuvarlak diyor ve yine ben demedim kendi buldu), resimlerdeki yüz ifadelerini inceliyor (bir kitapta ağır kova taşıyan ve yüzünü buruşturmuş bir adam vardı, ağır bişey taşırken o da öyle yapıyor ve o adam gibi taşıdığını ifade ediyor)

Müzik aktiviteleri: evde oyuncak piyano ve gitarı, davulu, marakasları, zilli bir çıngırağı var. Her gün müziğe dair birşey yapıyoruz. Piyanoyu çok seviyor. Bugün ise kalemliği alıp ters çevirerek çaldı, bana zilleri verdi, koltuğun etrafında çala çala dönüp tamtam dansı yaptık. Ayrıca shot bardakları istedi onlardan kule yaptı ve sonra bir birlerine vurup ses çıkardı en sonunda da kalemleriyle boyadı. Bazı şarkıların hareketlerini yapıyoruz beraber (wheels on the bus, head shoulder knees and toes)

Öğretici aktiviteler: tahta bloklardan, legolardan kuleler yapıyoruz, köprü yapıp iki inatçı keçiyi canlandırıyoruz, hayvanlara ahır, kulübe inşa ediyoruz, logolar ve bloklar renkli olduğu için renklerine ve şekillerine göre ayırıyoruz bazen. Oyun hamuru ile oynuyoruz, makası tam kullanamıyor sanıyordum ama evdeki çocuk makası ona uygun değilmiş, oyun hamurlarının makası ile kesebiliyor. Kalemler ve boyalar her gün en az bir kez çıkıyor. Kendime özene bözene aldığım bir defter onun karalama defteri oldu. Kalemlerle parmaklarımıza yüzler çizip finger family söylüyoruz. Evdeki objeleri dizme, sıralama, kapları iç içe geçirme, pilleri takıp çıkarma, oyuncak sebze tezgahının terazisinde oyuncakları tartma, suluboya, çekiç ve tornavida taklitleri, doktor olup bant yapıştırma, karanlık odalara girip karanlıkta yürüme, gölgelerimizi inceleme, evdeki yuvarlak objeleri arayıp bulma, aynı renkli objeleri toplama (bugün bir portakal ve turuncu balon bulup bana geldi , aynı olduğunu ifade etmek istedi), oyuncak adamlarını sıralama ve gruplama (genelde ikişer ikişer yüz yüze bakacak şekilde yapıyor, bazen otobüse kuyruk şeklinde diziyor) ve tabi ki neredeyse her şeyi sayma.

Fiziksel aktiviteler: yerde ve yatakta zıplama, kaçma kovalama, dinazorlardan kaçma, onlar gibi yürüme, koltuk kenarında ince bir yer üzerine yürüme ve emekleme, merdiven çıkma, dışardan beşiğin kenarına asılma, beşiğin kenarları üzerine yürüme (ben tutuyorum) , dizlerinden beşiğin kenarına asılıp ters sallanma, bacak esnetme, bir çubuğa tutunup kendini sallandırma, dönme, dönüp dönüp oyun olarak yere düşme, sandalye masa tırmanmalarını saymıyorum artık,

Multimedya aktiviteleri: belli ölçüde tv, tablet telefon ve bilg kullanıyoruz. Youtube da ağırlıklı olarak ingilizce şarkılar ve çizgi filmler izliyoruz. Tablet vs telefonda istediği oyunu açıp kapama ve oynamayı biliyor. Tv den bir miktar hollanda çocuk kanalını ve indirdiğimiz çizgi filmleri seyrediyor. Bazıları çok faydalı oldu, ingilizce öğreniyor. Mesela bir oyun var hayvanların ing adlarını söylüyor ve 4 hayvan içinden söylediğini buluyorsun, her seferinde bu hayvanlar değişiyor. Bu oyundan penguin, seahorse, octopus, jellyfish, fish, turtle, lobster, crab, whale, shark, starfish ve polar bear hayvanlarını her seferinde yanılmadan doğru buluyor. Yine bazı oyunlarda farklı olanı veya en büyük en küçük olanı bulun gibi sorular var onlarda da başarılı, bazen de nasıl yaptığını anlamasam da kaç adet nesne var sorularında seçilecek rakamı doğru seçiyor. Şu an iki ve üç nesne varsa elimde bunları sorduğumda doğru sayısını söyleyebiliyor. Bu oyunlar ve izlediklerimiz başka bir yazının konusu olsun.

Bundan başka onunla çok fazla konuştuğumuz için olsa gerek konuşma becerisi oldukça hızlı gelişiyor. Türkçe konuşuyoruz ama tvden ve sokaktan flemenkçe, gittiği oyun gruplarından ve benim açtığım programlardan ingilizce dinliyor. Ne kadar anladığını hiç bilmiyorum (muhtemelen fazla anlamıyor) ama bazı şeyleri bu dillerde söylüyor. Apıl,daag ve oi flemenkçe elma, iyi günler ve selam gibi bişey demek bunları böyle söylüyor. Yıldıza asla yıldız demiyor da star diyor, yine örümceğe itsy diyor. Blue isimli oyuncağı var ona blue yu biliyor, Bisiklete fiets demiştim ama bisiklet demeye başladı. Bunlar dışında gün içinde kullanılabilecek her kelimeyi türkçe söyleyebiliyor.

Uzun lafın kısası, ben önceden özel hazırlıklar yapmıyorum oyun için, ancak oyun sırasında ihtiyaç duyarsam hemen yapmaktan da alıkoymuyorum kendimi, kim uğraşacak demiyorum, gerekirse kesip biçiyorum. Geçenlerde komşumuzun ağacına astığı kuş yemlerinin bittiğini görünce, oraya yem koymak istedi yeniden. Pek tabi ki gidip koyamayacağımızdan hadi biz yapalım dedim ve bir plastik şişeyi kesip, bantlarla süsleyip bir kuş yemliği yaptık ve iple bizim ağaca astık.Şimdilik bu yaklaşımım yeterli görünüyor. İleride başka ve daha zengin oyun ihtiyaçları doğarsa ve tavırlarımı değiştirmem gerekirse, yine elimden geleni yapacağım ve onun istediği doğrultuda destek olacağım.

Monday, November 18, 2013

oktay ustadan su böreği tarifi

Merhabalar sevgili site ziyaretcilerimiz. Yogun istek aldigimiz icin sizlere bugün oktay ustadan su böreği tarifi makalesini yayinlamaya karar verdik.


Patatesli Kol Böreği Tarifi Oktay Usta, patatesli kol böreği tarifi oktay usta, oktay usta börekler, oktay usta kol börek tarifleri, patatesli kol böreği tarifi resimli, patatesli gül böreği tarifi oktay usta, patatesli kol böreği tarifi hazır yufkadan, hazır yufkadan kıymalı kol böreği nasıl yapılır, peynirli kol böreği tarifi, kıymalı kol böreği, hazır yufkadan börek tarifleri.






Patatesli Kol Böreği Tarifi  


Malzemeleri:


  • 6 tane hazır yufka  

  • 5-6 tane patates

  • 2 tane kuru soğan

  • 1 demet maydanoz

  • Tuz

  • Karabiber

  • Acı pul biber

  • Kimyon




Üzeri için


  • Susam




Sosu için


  • 1 kase süt yada su

  • 3 kaşık yoğurt

  • 1 çay bardağı sıvıyağ




Yapılışı


Öncelikle patatesleri haşlayın ve ezin.


Soğanları minik minik doğrayıp 2-3 kaşık sıvı yağda kavurun.


Soğanlar pembeleşince patatesleri katıp 5-6 dakika. daha kavurun.


Daha sonra tuzu, karabiberi, pul biberi ve kimyonu ilave edip ocağı kapatın.


Ilıyan harca ince kıyılmış maydanozu ekleyin.


Diğer taraftan süt, sıvı yağ ve yoğurdu çırparak sos hazırlayın.


1 yufkayı açıp hazırladığınız sostan sürün.


Üzerine 1 yufka daha koyup yine 2-3 kaşık sos sürün.


2 katlı yufkayı yarım ay şeklinde ortadan 2 parçaya kesin.


Yarım ay yufkanın geniş yanına patatesli harçtan koyup rulo şekilde sarın.


Yufkalar bitene kadar devam edin. 


Börekleri yağlanmış tepsiye dizin.


Üzerlerine artan sostan sürüp susam serpin. 


190 ºC fırında börekler kızarana kadar pişirin...



Bu yazi hakkinda daha cok yazi inceleyebileceginiz onemli bir kaynak : yufkalı mılfoy boregı

Sunday, November 17, 2013

bohça havlusu modelleri

Merhaba degerli web sitesi okurlarimiz. Bugunku yazimiz bohça havlusu modelleri.

Onerdigimiz enterasan siteler : iğne oyalı nişan bohça ve havlusu örnekleri

Pilihan Anak anak Untuk Ibu



بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيم


السّلا م عليکم ورحمةالله وبرکة






Hari ini saya hendak menjual beg pula, nak mencari duit sedikit


he he.......


pilihan anak anak untuk ibu 1






pilihan anak anak untuk ibu 2






pilihan anak anak untuk ibu 3


Minta tolong anak anak pilihkan beg untuk ibu mereka sempena hari ulang tahun kelahiran






pilihan anak anak untuk ibu 4


Yang ini jadi pilihan










Ya Allah Ya Tuhan kami. Bukakanlah pintu kebajikan, pintu berkat, pintu nikmat, pintu rezeki, pintu kesihatan, pintu keselamatan, pintu Syurga dan segala pintu kebaikan di dunia dan Akhirat. Dan kami jua memohon kepadaMu Ya Allah, jauhkanlah segala pintu kejahatan dan keburukan. 






Ya Allah...tiada yang mudah kecuali Engkau yang memudahkan dan Kau jua Ya Allah yang menjadikan yang susah itumudah. Permudahkanlah kehidupan kami. Jauhkanlah dari segala bala dunia dan akhirat. Jauhkanlah dari pujukan iblis dan syaitan serta jauhkanlah dari kejahatan manusia dan jin yang memusuhi dan jauhkanlah kami dari pengaruh nafsu yang menyesatkan. 






Ya Allah hidupkanlah kami dengan keimanan dan matikan lah bila sampai masanya dalam keimanan. Ya Allah Kau berikanlah pada kami kesihatan fizikal dan mental yang terbaik, terangilah hati dengan cahaya hidayahMu, Perbaikanlah amalan kami dan tunaikanlah hajat baik dalam agama, dunia dan Akhirat. Sesunguhnya hanya engkau yang Maha Kuasa atas tiap-tiap sesuatu. 






Ya Allah kami juga memohon agar Engkau sinari diri kami dengan cahaya Nur Mu dalam hati kami, telinga kami, mata kami, kiri kanan kami, muka kami, belakang kami, atas dan bawah kami, urat saraf kami, dan pada darah kami, serta daging kami, rambut kami  dan lidah kami. kaki tangan kami dan semoga Kau jadikan Nur itu pada semua pandangan dan fikiran kami dengan rahmat Mu Ya Allah yang maha Pengasih lagi Maha Penyayang. 






Ya Allah, Ampunilah segala dosa-dosa kami dan kedua ibubapa kami serta keluarga kami dan semua teman-teman kami dan muslimin muslimat...kerana hanya Engkau Maha Pengampun akan setiap dosa. 






Ya Allah jadikan dia juga seorang mukminah yang solehah kepada semua yang berkaitan dengannya. 






Ya Allah. hambaMu ini mengakhiri permintaan kami ini. dengan permintaan semoga Kau kurniakan segala kebahagiaan, kejayaan, kekayaan dan keindahan kepada kami di dunia dan Akhirat. Kau Jadikan kami hamba yang beriman, bertaqwa, beramal soleh dan bersabar atas segala perintah Mu dan ketetapan Mu. Ampunilah segala dosa kami sedar atau tidak. 






Jadikanlah isteri aku sebaik-baik  wanita iaitu wanita yang solehah seindah hiasan di dunia ni.


Amin Ya Allah, Amin Ya Rahman, Amin Ya Rahim, Amin Ya Rabbal 'Alamin. 










WASSALAM


Friday, November 15, 2013

TARÇINLI FINDIK KURABİYE



MALZEMELER

1 paket  margarin

1 su bardağı sıvı yağ

2 yumurta

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

aldığı kadar un

Dış kaplaması için:

2 su bardağı pudra şekeri

3 yemek kaşığı tarçın

HAZIRLANIŞI

Bütün malzemeler karıştırılır kulak memesi yumuşaklığında hamur tulur.

Önce hamurlardan fındık büyüklüğünde parçalar kopartılır.

Tüm hamurlar hazırlandıktan sonra avuç içinde yuvarlanır.

Tepsiye dizilir 200 derecelikfırında pembeleşene kadar pişirilir.

Fırından çıktıktan sonra ilk sıcaklık geçtikten sonra tarçınlı pudra şekerine bulanır.


tarcinli findik kurabiye 1



tarcinli findik kurabiye 2



tarcinli findik kurabiye 3



tarcinli findik kurabiye 4



tarcinli findik kurabiye 5



tarcinli findik kurabiye 6



tarcinli findik kurabiye 7



tarcinli findik kurabiye 8



tarcinli findik kurabiye 9